Çocuklarımızı girişimci olarak nasıl eğitiriz?

 

Mahalledeki kuru temizlemecilere askı satmak için kapı kapı dolaşıp evlerden askı toplarken hangi özelliğinizi geliştirirsiniz?

Eğitim sistemimiz mühendisleri, doktorları, avukatları yetiştiriyor. Peki bugünün ve geleceğin mesleği girişimcilik çocuklarımıza nasıl aşılanır? Çocuklarımızı girişimci olarak nasıl eğitiriz? Bu sorunun yanıtını kendi hayat hikayesinden yola çıkarak anlatan Cameron Herold dünyayı çocukların gözünden görme ve kendisini olduğu gibi kabul eden bir ebevyne sahip olma şansına sahip olmuş bir girişimci.

Okulda dikkat bozukluğu olan arkadaşları ile geçinemeyen bipolar teşhisi konmuş çocuklara ilaç vermek yerine onları girişimciliğe teşvik etmenin yollarını keşfedelim. Bize hep daha çok ders çalışmamız, daha çok odaklanmamız  gerektiği söylendi. Oysa daha hayallerimizi ve tutkularımızı, dünyayı şekillendirebileceğimize dair o masum inancı kaybetmeden önce fırsatları, insanların neye ihtiyacı olabileceğine dair boşlukları görmemiz gerektiği ve bunu nasıl yapabileceğimiz öğretilseydi belki girişimcilik de bu kadar çok iftiraya uğramazdı, ne dersiniz?

Herold’ın örneğinde olduğu gibi hala berbat olan Fransızcası için tutulmuş olan özel öğretmen yerine insanları canlandıracak konuşmalar yapan bir çocuk olduğu anlaşılarak konuşma koçu tutulsaydı ne olurdu?

Erken yaşta parayı, ticareti, nasıl para kazanılacağını merak etmek bir çocuğa neler yaptırabilir?

Mahalledeki kuru temizlemecilere askı satmak için kapı kapı dolaşıp evlerden askı toplarken hangi özelliğinizi geliştirirsiniz? Parayı doğru yerde doğru şekilde kazanma üzerine Herold’ın 7,8,9,10 yaşlarındaki i basit ama zeka dolu yöntemlerinde mutlaka kendi hayatınızda düstur edineceğiniz özellikler bulacaksınız.

Çocuğunuza girişimci olmayı bugünden öğretmek istiyorsanız ise reçete basit. Harçlık vermeyin, kazanmasını sağlayın. Kazanabilmesi için hangi fırsatları görebileceği ile ilgili ona rehberlik edin. Kazancını nasıl biriktireceğini ve her bir kuruşun değerini öğretin. Her gece masal okumak yerine bazı gecelerde ona belli sözcükler vererek bir hikaye anlatmasını isteyin. Satış, ikna kabiliyetlerini geliştirin. Her çocuğun ve hatta kendinizin içinde de bir girişimci olabileceğine sadece inanın.

Sevgili danışmanımız @BoraOzkent in de bu güzel videoyu yorumlayan yazısını paylaşmak istedim. twittwitgirisim.blogspot.com

 

Kurtarın ruhunuzu ve mutluluk içinde yaşayın

Siz de hemen şimdi sanatçı olabilirsiniz ve hatta öylesiniz…

Güney Koreli yazar Kim Young-ha herkesin aslında doğuştan sanatçı olduğuna inancını sanatla ilişkimiz açısından ele alıyor. İnsanın kendini sanatla ilişkilendirmekten çekinmesinin altında belli başlı nedenleri şöyle sıralıyor:  Sanatın sadece yetenekli insanlar ya da profesyonel eğitim almış olanlar tarafından yapabilecek bir şey olduğuna inanmamız ve kendimizi sanattan uzaklaştıracak sayısız neden bulma konusundaki ustalığımız.

Bu sınırların dışında tüm saflıkları ile en büyük sanatçıların ise çocuklar olduğunun altını çiziyor. Çocuklar; pastel boyaları ile duvarları boyarken, televizyondaki bir dansı taklit edip kendi özgün figürlerini yakalarken, az sonra yıkılacağını bilseler de anın tadını çıkararak kumdan kaleler ve şehirler yaparken, tek kişillik dramatik performansları ile evcilik oynarken belki sadece ebevynlerinin katlanabileceği ama en çok eğlenen sanatçılardır. Hele hele hikaye anlatıcılığı (storytelling) için harika bir an olarak ortaya çıkan çocuğun ilk yalanı karşısında anne babalar şok olmak yerine olayı kutlamayı seçseler dünya farklı bir yer olabilir.

Hikaye anlatıcılığının temelinde yer alan görmediğimiz şeyler hakkında konuşmak, dialogların içinde bir sonraki cevabı/cümleyi bulma sorumluluğunu hissetmek, başladığın şeyi bitirmek gibi özellikleri bir çocuğun naif yalanı içinde bulabilirsiniz. Bu yüzden çocuğunuz okuldan dönerken uzaylıları gördüğünü söylediğinde ona “saçmalama” demek yerine ideal bir ebevyn olarak “öyle mi, neye benziyordu? Sana ne söyledi?” gibi sorular sorun. Bırakın kendi hikayesini anlatsın.. Çoğu yazar da bunu yapmaktadır. Flaubert, Kafka ve daha niceleri..Sadece cümlelerini birbirine bağlamış ve roman olmasını seyretmişlerdir.

Kim Young-ha çağdaş sanatın boşlukları açıklama ve yorumlama ile doldurma çabasını da Picasso’nun “gördüğümü değil düşündüğümü çiziyorum” sözleriyle taçlandırırıken, içimizde ölmemiş sadece bastırılmış gerçek sanatçıların hortlamasını, televizyonu kapatıp, internetten çıkıp kendilerini eğlendiren şeyleri yapmalarını dilemiştir. Şimdi hemen kendi sanatımızı yapmak mümkün. Nasıl mı?

Yıllar önce ünlü dans sanatçısı Martha Graham’ın bir havaalanı basın toplantısında “Muhteşem bir dansçı olmak için ne gerekiyor?” sorusuna verdiği yanıt kadar basit aslında. “Just do it”