Ne iş yapıyorsun? Liderim

Richard Wellins DDI’ın Kıdemli Başkanlarından biri. DDI’ın yeni ürün ve servislerinin lansmanından ve global pazarlamadan sorumlu. Kendisi aynı zamanda liderlik gelişimi, çalışan bağlılığı ve yetenek yönetimi konusunda dünya çapında tanınmış bir uzman. Yayınlanmış 6 kitabı ve 40’ın üzerinde makalesi var. Dünyada 100’ün üzerinde konferansa katılmış bir konuşmacı. Kendisi bir konferansta şu sözleri söyledi: “Yıllardır uçakta yanıma insanlar oturur ve ben onlara ne iş yaptıklarını sorarım. İnsanlar hangi şirketlerde çalıştıklarını, kaç kişilik ekip yönettiklerini, ne kadar satış yaptıklarını, üretimin hangi aşamasından sorumlu olduklarını anlatır dururlar. Ancak….Henüz liderlik yaptığını söyleyen olmadı…”
Screen Shot 2014-09-02 at 10.48.09

2 şey varsa işimi bırakmam diyor insanlar: 1. Yöneticimi seviyorsam 2. Ürettiğim sonuçlardan gurur duyabiliyorsam. Sizin takımınızdaki çalışanlar biriikte ürettiğiniz sonuçlar ile gurur duyuyorlar mı?
Sonuç başaran ve ilk yöneticisini seven insanların bağlılıkları da yüksek oluyor.
Sadece kendi performansımızdan değil başkalarından performans çıkarmaktan da sorumluyuz.

Basit ama anlamlı bağlar kurmasını bekliyoruz liderimizin. Bu; kişileri organizasyona bağlamak da olabilir, kişilerin organizasyona hedeflere, birbirlerine, diğer takımlara bağlanmasını sağlamak da olabilir. Bunun için basit ama çok güçlü bağlar kurmak çok önemli. Burada da devreye influence / etki giriyor.

Organizasyondaki etkimiz ne? Yıllar önce bir kültür çalışmasında bu tanımı duymuş ve çok sevmiştim. Organizasyona birşey söylemek istiyorsanız bunu elinize bu hoparlör/ megafon alıp sesinizi duyurarak yapabilirsiniz, doğru. Ama bunun etkisi uzun sürmez. Organizasyona vereceğiniz mesajları tıpkı parfüm sıkar gibi iletmelisiniz. Liderler organizasyonlarının en iletken ekipleri.
Sizin etkiniz hangisi? Kalıcı hoş kokulu bir parfüm mü? Megafon mu?

Screen Shot 2014-09-02 at 10.52.36

Advertisements

Esenlik

say something nice and say it loud : ) Güzel bir şey söyle ve mümkünse yüksek sesle…

Dil, iletişim, pozitif olmak önemli dedik. Son yıllarda üzerinde çok konuşulan kavramlardan biri de esenlik (wellbeing). Öyle ki ülkeler halklarının esenliği için politikalar üretmeye sivil toplum kuruluşları bu yönde çalışmaya başladı. Improve everywhere 11 Eylül saldırılarından sonra şehirlerde toplu mutluluk hissi yaratacak etkinlikler yapmaya başlayan bir gönüllü kuruluş- bu videoyu çok seviyorum ve soruyorum:  Şirketinizin en görünen yerine böyle bir kürsü koysanız neler olur?

http://www.youtube.com/watch?v=RwEYYI-AGWs

Bu arada önümüzdeki günlerde kutlayacağımız Uluslararası Dünya Mutluluk günü için de neler yapılabilir, şimdiden düşünmeye başlamakta fayda var.

Bh6Qhu-CUAAjSMI_002

Bgx79n2CYAAq1AV

 

 

 

 

Kod

Sorumuz şu : Bir şirketi “büyük şirket” yapan nedir?

İyi bir haberim var.  Bugün bir tıkla pek çok şirketin kurum kültürü ile ilgili hızlı bir benchmark yapabilirsiniz. Buradan ilham alıp bugün şirketiniz içinde  #CultureCode diye bir hashtag açsanız çalışanlarınız ne paylaşır dersiniz?
Dünyanın önde gelen şirketleri kendi kodlarını anlattıkları sunumlarını buradan duyuruyorlar http://www.slideshare.net/tag/culturecode

Ideo, Zappos ve Make Culture Not War sunumlarını özellikle tavsiye ederim. Hppy apps ile tanışmak 2014’ün en sevimli projesi olabilir şirketiniz için…

Kültür konusunda elbette kurumun ne söylediği önemli. Ancak kültür kodunun gerçek şifresi her bir çalışanın yanıtlayacağı şu iki soruda saklı diye düşünüyorum:

1. Ne için buradayım?
2. Burada hangi sonucu elde ediyorum?

Image