Kurtarın ruhunuzu ve mutluluk içinde yaşayın

Siz de hemen şimdi sanatçı olabilirsiniz ve hatta öylesiniz…

Güney Koreli yazar Kim Young-ha herkesin aslında doğuştan sanatçı olduğuna inancını sanatla ilişkimiz açısından ele alıyor. İnsanın kendini sanatla ilişkilendirmekten çekinmesinin altında belli başlı nedenleri şöyle sıralıyor:  Sanatın sadece yetenekli insanlar ya da profesyonel eğitim almış olanlar tarafından yapabilecek bir şey olduğuna inanmamız ve kendimizi sanattan uzaklaştıracak sayısız neden bulma konusundaki ustalığımız.

Bu sınırların dışında tüm saflıkları ile en büyük sanatçıların ise çocuklar olduğunun altını çiziyor. Çocuklar; pastel boyaları ile duvarları boyarken, televizyondaki bir dansı taklit edip kendi özgün figürlerini yakalarken, az sonra yıkılacağını bilseler de anın tadını çıkararak kumdan kaleler ve şehirler yaparken, tek kişillik dramatik performansları ile evcilik oynarken belki sadece ebevynlerinin katlanabileceği ama en çok eğlenen sanatçılardır. Hele hele hikaye anlatıcılığı (storytelling) için harika bir an olarak ortaya çıkan çocuğun ilk yalanı karşısında anne babalar şok olmak yerine olayı kutlamayı seçseler dünya farklı bir yer olabilir.

Hikaye anlatıcılığının temelinde yer alan görmediğimiz şeyler hakkında konuşmak, dialogların içinde bir sonraki cevabı/cümleyi bulma sorumluluğunu hissetmek, başladığın şeyi bitirmek gibi özellikleri bir çocuğun naif yalanı içinde bulabilirsiniz. Bu yüzden çocuğunuz okuldan dönerken uzaylıları gördüğünü söylediğinde ona “saçmalama” demek yerine ideal bir ebevyn olarak “öyle mi, neye benziyordu? Sana ne söyledi?” gibi sorular sorun. Bırakın kendi hikayesini anlatsın.. Çoğu yazar da bunu yapmaktadır. Flaubert, Kafka ve daha niceleri..Sadece cümlelerini birbirine bağlamış ve roman olmasını seyretmişlerdir.

Kim Young-ha çağdaş sanatın boşlukları açıklama ve yorumlama ile doldurma çabasını da Picasso’nun “gördüğümü değil düşündüğümü çiziyorum” sözleriyle taçlandırırıken, içimizde ölmemiş sadece bastırılmış gerçek sanatçıların hortlamasını, televizyonu kapatıp, internetten çıkıp kendilerini eğlendiren şeyleri yapmalarını dilemiştir. Şimdi hemen kendi sanatımızı yapmak mümkün. Nasıl mı?

Yıllar önce ünlü dans sanatçısı Martha Graham’ın bir havaalanı basın toplantısında “Muhteşem bir dansçı olmak için ne gerekiyor?” sorusuna verdiği yanıt kadar basit aslında. “Just do it”

Geleceğin meslekleri ve 11 yaşındaki büyük yetenek

 

Birke Baehr: Gıda sistemimizin nesi var? (TED Talks)

Çocuklarımız ne yediklerini biliyor mu? Biz çocuklarımıza ne yedirdiğimizi biliyor muyuz? Evde eğitim gören 11 yaşındaki Birke genetiği değiştirilmemiş, taze ve içinde ne olduğunu bildiği gıdalarla beslenme konusunda müthiş bir sunum yapıyor.

11 yaşındaki bir çocuğun “Dünyayı nasıl değiştirebilirim?” sorusuna verdiği cevap hazırlığı kadar etkili. “ Tek bir çocuğu etkilemek” ile sonuçlanan hikaye organik tarımın ve sisteme karşı gelerek “yetiştiren” çiftçilerin manifestosu olacak nitelikte.

–  Gıda sisteminde neler yanlış?

–  Reklamlar ve pazarlama teknikleri ile kandırılıp renkli paketler ve plastik oyuncak promosyonlarla özellikle küçük çocuklar nasıl etkileniyor?

–  Endüstriyel gıda sisteminin karanlık yüzü nasıl değiştirilebilir?

–  Genetiği değiştirilmiş tohumlar, fosil yakıtlardan yapılan kimyasal gübreler, ilaçlamada kullanılan kimyasallar, hepsinin yağmurla toprağa ve su yollarına karışması, gıdaların daha uzun süre dayanmaları için ışınlanmaları sorunlarını nasıl çözebiliriz?

Tüm bu soruların yanıtlarını kendi içinde daha iyi bir yolun mümkün olacağına dair inancıyla veriyor Birke. Futbolcu olmak yerine organik çiftçi olmaya karar verdiğini açıkladığında hem geleceğin! mesleğini açıklamış oluyor hem de  sunumun ilk başından itibaren kazandığı seyircilerin coşmasını sağlıyor J Hepimizin kendisinden alacağımız dersler var.

Mesajı çok net. Organik pahallı demeyin. Bu parayı ya bugün tanıdığınız bildiğiniz çiftçinize vereceksiniz ya da gelecekte hastanelere. Bunun olmaması için : “ Bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde yerel düşünün, organik gıdaları seçin ve çiftçinizi tanıyın…