Dijitalleştik mi?

Dijital dönüşümü herkes istiyor. Nasıl dönüşeceğiz konusu ise farklı ele alınıyor. İşini robotlara kaptırma ve bugün hiç olmayan meslekler olacağından bahsetmek artık herkes için sıradan. Akıllı fabrika, büyük veriyi anlama, analiz etme ve müşteriyi buna göre yönetme konularında herkes hem fikir. Bunların yanında bu durumları nasıl yöneteceğiz kısmında bilgi ve uygulamalarda faz farkları var. Şimdilik, “nasıl”a ilişkin düşündüklerimi sıraladım.

Nasıl dijitalleşeceğiz?

1.Jenerasyonu anlayarak

Kızım 15 yaşında. Geçen gün Netflix’ten film ararken kendisinin daha önceki seçimlerine göre film önerisi yapan platform için şu cümleyi kullandı. “Netflix beni bazı insanlardan daha iyi tanıyor.” Bir markanın bunu müşterisine hissettirmesi/söyletmesi bir işverenin bunu çalışanına hissettirmesi bana önemli geliyor. Dijital dünyaya doğan çalışanların talepleri de haliyle farklı oluyor daha da farklı olacak. Airbnb, Netflix ve Spotify çok kullandığı için yurtdışında bazı şirketlerin bu platformlara üyelikleri yan hak olarak çalışanlarına sunduğunu biliyoruz. Jenerasyonu anlayarak başlığının yanına kullanıcı odaklı tasarım yaparak başlığını da ekleyelim.

İşe alımda yapay zeka kullanımı İK’nın gündemini çok meşgul ediyor. Biliyorsunuz Amazon 2016’da başlayan projesini 2018’de sonlandırdı. Çünkü yapay zekanın kadın adayları elediği ve negatif ayrımcılık yaptığını fark etti. Aslında bu yapay zekanın hatası değildi. Oraya o CVleri insanlar yüklüyor. Bu, insan olmakla ve yetkinliklerle de alakalı. Bu da bizi ikinci kritik konuya getiriyor.

2.Yetkinlikleri geliştirerek

Raporlama ve veri sistemlerinin tamamen değişmesi, bunu kullanacak çalışan profilinin de değişmesini beraberinde getirdi. Dijital sistemlerin çalışan gelişiminden hızlı değişmesi sonucunda uzmanlaşma kavramı tekrar sorgulanıyor.  Bazı yeni sistemleri kullanacak uzmanların bulunamaması bir sorun. 2019 OECD Dijital Yetkinlik raporuna göre Türkiye bu noktada OECD ülkerine göre hep son sıralarda. Dolayısı ile devlet eliyle dijital okur yazarlık, yazılımcılık mesleklerinin gelişimi için teşviklerin artması gerekiyor. Meslek liseleri gibi kurulan özel teknoloji liselerini bu anlamda çok önemsiyorum.

HR com. tarafından yapılan bir araştırmada;

İKcıların %79’u süreçlerimde chatbot kullanırım demiş. Yani işe alımda örneğin telefon mülakatını kaldırıp bir bot ile veri toplayabilirim.

Bu insanların %46’sı bunu 2023’e kadar yaparım diyor.

Yine aynı kitlenin sadece %14’ü yapay zeka konusunda bilgiliyim diyor.

Özetle kısa zamanda yapmayı planladığımız bir şey konusunda henüz bilgi sahibi değiliz.

Bu noktada dijitalleşme sürecinin insan boyutunda en önemli yetkinlik olarak tanımlayacağım yaşam boyu öğrenme konusunun altını çiziyorum. Yaşam boyu öğrenme yolu kapalı insanların dijital dünyada yeri yok. Bu çok net.

Bir gün robotlar gelip işlerimizi almayacak! Giyilebilir teknolojilerle belki vücudumuza takılacak çiplerle insan da dönüşecek, makineleşecek. Fütürist konular gibi geliyor ama bunların bugün örnekleri var. Otomotiv sektöründe vida sıkma işi yapan işçiler giydikleri yeleklerin ellerine kattığı hızla daha çok ve sağlam vida sıkıyorlar.

Ya da elini bir motor kazasında kaybeden ünlü baterist yeni makine kolu ile dünyanın en hızlı bateristi ünvanını alıyor.

Artık belirsiz bir dünyada yaşıyoruz. Hızla değişen, geçici, belirsiz, karmaşık bir dünyada yaşıyoruz. Bu artık hep böyle olacak. Tahmin edilebilirliğin daha az olduğu, sınırların, hedeflerin hızla değiştiği bir dünyada bir diğer önemli yetkinlik, Problem çözme.

Basit ve zaten herkeste var diye kabul edilen ve gelişimde arka sıralara atılan bir yetkinlik. Yine de bence halen gelişim alanı var.

Bu ikisi; yaşam boyu öğrenme ve problem çözme dijital dünyada hayatta kalma yetkinlikleri olarak kabul görüyor.

Bizi robotlardan ayıracak en önemli yetkinliğimiz ise Yaratıcılık olarak tanımlanıyor. Sorunlara yeni fikirler veya çözümler oluşturmak için yaratıcı, hedefe yönelik tasarım süreçlerine aşina olmalıyız. Hatta bunun parçası olmalıyız.

Tüm bunlar kurum kültürünün bir parçası haline geldiğinde dijital dönüşüm kolaylaşacaktır.